Truva Antik Kenti’nin 115 yıl önceki haline ışık tutan fotoğraflar ilk kez sergileniyor.
Çanakkale Tübingen Troya Vakfı tarafından M. Osman Korfmann Kütüphanesi’nde açılan fotoğraf sergisi iki hafta boyunca açık kalacak.
1893 yılında yapılan kazılar sırasında kazı heyeti başkanlığını yürüten W. Dörpfeld tarafından çektirilen fotoğraflar, o dönem kazılarına ve kazılarda çalışan işçilerin genel durumunu gözler önüne seriyor.
Bölgede ilk kazı çalışmalarını yürüten ve sonrasında kalıntılar altında bulduğu Truva hazinesini alarak ülke dışına çıkaran Heinrich Schlimann’ın 1890 yılında hayatını kaybetmesi ile ikinci dönem kazı başkanlığını W.Dörpfeld’in yürüttüğünü belirten Truva Antik Kenti Kazı Araştırmacısı Yrd. Doç. Dr. Rüstem Arslan, çekilen 350 fotoğraftan 60 tanesini sergilediklerini söyledi. 1830′lu yıllarda yaygınlaşmaya başlayan fotoğraf makinesi ile ilk defa arkeolojik alanda belgeleme fotoğraf çekimlerinin bu bölgede yapıldığını hatırlatan Arslan, çekilmiş olan fotoğrafları bugüne kadar kazı çalışmasını yapanlar dışında hiç kimsenin görmediğini, bu fotoğrafların kamuoyu ile ilk defa bu sergi ile buluştuğunu vurguladı.
Kazı heyeti tarafından çekilen ve günümüze kadar saklanan bu fotoğrafların Truva Kentin’de bulunan kalıntılar kadar değerli olduğunu kaydeden Arslan, fotoğraflar arasında bölgeye gelen ilk turist kafilesi, açılan ilk su kuyusu, bazı bölgelerin kazılmadan önceki hali, Truvalıların savaşa girmeden önce yiyecek ve içecek depoladıkları küpler, o dönem civar köylerden getirilerek kazılarda çalıştırılan köylülerin o günkü halini gösteren detayların yer aldığını ifade etti.
Truva’nın geçmişini merak eden ve antik kenti gezmeye gidecek olan turistlerin bölgeye gitmeden önce fotoğraf sergisini gezmesi gerektiğini vurgulayan Arslan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Truva kazıları her zaman o dönemdeki teknolojinin kazılarda uygulandığı örnek kazılardan biridir. Fotoğraf sanatçılığının yaygınlaştığı dönemde ilk arkeolojik belgeleme olarak kullanılmaya başlandığı yer Truva Antik Kenti. Kazı başkanı W. Dörpfeld o dönemde çok kapsamlı ve detaylı bir belgeleme çalışması yapmış. fotoğraflarla da bunları desteklemiş. Truva’nın dışında Teyfikiye, Çıplak köyleri İntepe beldesindeki diğer arkeolojik ve geleneksel mimari yerlerle ilgili fotoğrafları da bu sergide görebiliriz. Bölge tarihinin farklı boyutlarını bu fotoğraflar da, bu sergide görmek mümkün. Bu fotoğraflar belgeleme açısından bir daha tekrarlanamayacak olan anların çok önemli anlar olduğunu düşünüyoruz. Bu sergiyi açmamızın sebebi, insanlara Truva’dan çıkarak bölge tarihini kısmen fotoğraflarla anlatmak. Şimdiye kadar açamadık çünkü yer bulamadık. Sergi sonunda biz bu fotoğrafları kütüphane içinde farklı alanlara yaymayı düşünüyoruz.”









